Konuyu Paylaş : facebook gplus twitter

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
DeepCoder
#11
(02-03-2017, Saat: 12:46)sadettinpolat Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye Olişimizden etmez aksine bence işimize cok yarar.
form/rapor tasarlama , birim testleri gibi angarya isleri ona yaptirabiliriz Smile

Birim testleri bir projenin sürdürülebilirliğinin en önemli parçalarından bir tanesidir.
Angarya olarak görülmemesi gerekenlerdir. Lüften.
My name is nobody.
WWW
Cevapla
#12
(02-03-2017, Saat: 14:44)ismailkocacan Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye Ol
(02-03-2017, Saat: 12:46)sadettinpolat Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye Olişimizden etmez aksine bence işimize cok yarar.
form/rapor tasarlama , birim testleri gibi angarya isleri ona yaptirabiliriz Smile

Birim testleri bir projenin sürdürülebilirliğinin en önemli parçalarından bir tanesidir.
Angarya olarak görülmemesi gerekenlerdir. Lüften.

@ismail , oncelikle "angarya" ve "gereksiz" kelimelerinin manalarini iyi bilmen lazim. Birim testlerinin bir projenin olmazsa olmazlarindan biri oldugu suphesiz. Ayni zamanda rapor ve form tasarimlari da bir projenin onemli parcasidir. Birim testi gereksiz degildir ama insanlara angarya olarak gelir.

Emin ol yapay zeka, form ve rapor tasarimlarini senden benden iyi yapabilecegi gibi , bir metodun birim testini de senden benden daha saglikli yazacaktir.
WWW
Cevapla
#13
(02-03-2017, Saat: 16:14)sadettinpolat Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye Ol
(02-03-2017, Saat: 14:44)ismailkocacan Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye OlBirim testleri bir projenin sürdürülebilirliğinin en önemli parçalarından bir tanesidir.
Angarya olarak görülmemesi gerekenlerdir. Lüften.

@ismail , oncelikle "angarya" ve "gereksiz" kelimelerinin manalarini iyi bilmen lazim. Birim testlerinin bir projenin olmazsa olmazlarindan biri oldugu suphesiz. Ayni zamanda rapor ve form tasarimlari da bir projenin onemli parcasidir. Birim testi gereksiz degildir ama insanlara angarya olarak gelir.

Emin ol yapay zeka, form ve rapor tasarimlarini senden benden iyi yapabilecegi gibi , bir metodun birim testini de senden benden daha saglikli yazacaktir.
@sadettin , öncellikle şurada ki tanıma bakmanda fayda var.
Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye Ol)
Angarya (batı dillerinin çoğunda Fransızca Corvée olarak kullanılır) otorite sahibi birisinin zorla yaptırdığı, genelde karşılığında para verilmeyen iştir.

"Birim testi gereksiz degildir ama insanlara angarya olarak gelir." bu senin kendi kafanda kurduğun bir genelleme, yaptığı işi seven ve doğrusunu yapmak isteyen birisi angarya olarak görmez.
My name is nobody.
WWW
Cevapla
#14
(02-03-2017, Saat: 16:50)ismailkocacan Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye Ol
(02-03-2017, Saat: 16:14)sadettinpolat Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye Ol@ismail , oncelikle "angarya" ve "gereksiz" kelimelerinin manalarini iyi bilmen lazim. Birim testlerinin bir projenin olmazsa olmazlarindan biri oldugu suphesiz. Ayni zamanda rapor ve form tasarimlari da bir projenin onemli parcasidir. Birim testi gereksiz degildir ama insanlara angarya olarak gelir.

Emin ol yapay zeka, form ve rapor tasarimlarini senden benden iyi yapabilecegi gibi , bir metodun birim testini de senden benden daha saglikli yazacaktir.
@sadettin , öncellikle şurada ki tanıma bakmanda fayda var.
Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye Ol)
Angarya (batı dillerinin çoğunda Fransızca Corvée olarak kullanılır) otorite sahibi birisinin zorla yaptırdığı, genelde karşılığında para verilmeyen iştir.

"Birim testi gereksiz degildir ama insanlara angarya olarak gelir." bu senin kendi kafanda kurduğun bir genelleme, yaptığı işi seven ve doğrusunu yapmak isteyen birisi angarya olarak görmez.



Google ' da "birim test angarya" olarak aratirsan benim kafamda kurdugum bir genelleme olup olmadigini gorebilirsin.

Bir isi sevmek o isin butun ogelerini sevmek manasina gelmez. Rapor tasarlamayi sevmiyorum , bana angarya olarak geliyor ama rapor tasarlamam gerekirse de en guzel raporu hazirlarim. Herkesin kendi dusuncesi farkli olabilir.
WWW
Cevapla
#15
Merhabalar,
Birim testleri üzerine makaleler hoş olur.. şahsen bu kadar önemli birşey olduğunu bilmiyordum.
Cevapla
#16
(02-03-2017, Saat: 17:03)sadettinpolat Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye Ol
(02-03-2017, Saat: 16:50)ismailkocacan Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye Ol@sadettin , öncellikle şurada ki tanıma bakmanda fayda var.
Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye Ol)
Angarya (batı dillerinin çoğunda Fransızca Corvée olarak kullanılır) otorite sahibi birisinin zorla yaptırdığı, genelde karşılığında para verilmeyen iştir.

"Birim testi gereksiz degildir ama insanlara angarya olarak gelir." bu senin kendi kafanda kurduğun bir genelleme, yaptığı işi seven ve doğrusunu yapmak isteyen birisi angarya olarak görmez.



Google ' da "birim test angarya" olarak aratirsan benim kafamda kurdugum bir genelleme olup olmadigini gorebilirsin.

Bir isi sevmek o isin butun ogelerini sevmek manasina gelmez. Rapor tasarlamayi sevmiyorum , bana angarya olarak geliyor ama rapor tasarlamam gerekirse de en guzel raporu hazirlarim. Herkesin kendi dusuncesi farkli olabilir.
İlk mesajında angarya olarak nitelendirdiğin gibi, senin gibi başka angarya olarak olarak nitelendirenlerde yok değildir.Olabilir.
Angarya görenlerin kafa yapılarını değiştirme gibi amacım zaten yok.Fakat burada birim testi kavramı nedir hiç bilmeyen birinde belki de yanlış algı oluşacak.
O yüzden burada doğru olana teşvik eden ifadeler kullanmak mantıklı olur.
Görüşmek üzere...
My name is nobody.
WWW
Cevapla
#17
CAHİT ARF, 1 Nisan 1959’da, Erzurum Atatürk Üniversitesi’nin açılışında, teknoloji dünyasının en çok konuştuğu konu olan YAPAY ZEKA VE NANOTEKNOLOJİ konusuna değiniyordu. Hem de dünyaca ünlü fizikçi RICHARD FEYNMAN’ın CALIFORNIA INSTITUTE OF TECHNOLOGY'de yaptığı ve nanoteknolojinin gelişimine yön verdiği KABUL EDİLEN konuşmadan BİRKAÇ AY ÖNCE yapıyordu bu konuşmayı.

"Makinelerin bazı işleri insan beynine nazaran çok daha çabuk yapabildiklerine mukabil, anlayış yani alış kapasiteleri büyük bir salonu doldurabilecek kadar büyük olanlarında bile, tenevvü bakımından insan beyninden çok düşüktür. İnsan beyninin kendi kendisini, kendi inisiyatifi ile tekemmül ettirmesine mukabil, makine yapıldığı gibi kalmaktadır. Bununla beraber kendi kendisini tekamül ettiren makineler tasarlamak mümkündür; fakat kanaatimce insan beyni ile makine arasındaki asıl fark, insan beyninin estetik mahiyette müessirleri alıp onlar üzerinde işleyebilmesi ve yine estetik mahiyette olan kararlar verebilmesine, verilen bir işi yapıp yapmamak hususunda kendisini serbest hissetmesine mukabil, makinede bu vasıfların benzerlerinin yok oluşudur. Bu vasıfları karakterize eden husus hepsinin de bir belirsizlik unsuru ihtiva etmesi, bunların şaşmaz bir şekilde uydukları kaidelerin olmayışıdır. Belirsizlik karakterine haiz olan insan dışı tabiat hadiseleri mevcuttur. Bunlar atom içinde cereyan eden olaylardır. Bu itibarla nispeten küçük sayıda atom içinde cereyan eden makinelerin işleyişinde müessir hale gelebilirse makinelerin estetik bakımdan da insan beynine benzetileceği ümit edilebilecektir. Böyle bir makine, mesela filan müzik parçasını güzel bulmadığını söyleyebilecektir. Fakat bu işin uzun yıllar sonra bile ve belki de hiçbir zaman yapılamayacağını zannediyorum."
{ talk is cheap show me the code. }
Cevapla
#18
(10-07-2017, Saat: 16:53)Abdullah Ilgaz Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye OlCAHİT ARF, 1 Nisan 1959’da, Erzurum Atatürk Üniversitesi’nin açılışında, teknoloji dünyasının en çok konuştuğu konu olan YAPAY ZEKA VE NANOTEKNOLOJİ konusuna değiniyordu. Hem de dünyaca ünlü fizikçi RICHARD FEYNMAN’ın CALIFORNIA INSTITUTE OF TECHNOLOGY'de yaptığı ve nanoteknolojinin gelişimine yön verdiği KABUL EDİLEN konuşmadan BİRKAÇ AY ÖNCE yapıyordu bu konuşmayı.

"Makinelerin bazı işleri insan beynine nazaran çok daha çabuk yapabildiklerine mukabil, anlayış yani alış kapasiteleri büyük bir salonu doldurabilecek kadar büyük olanlarında bile, tenevvü bakımından insan beyninden çok düşüktür. İnsan beyninin kendi kendisini, kendi inisiyatifi ile tekemmül ettirmesine mukabil, makine yapıldığı gibi kalmaktadır. Bununla beraber kendi kendisini tekamül ettiren makineler tasarlamak mümkündür; fakat kanaatimce insan beyni ile makine arasındaki asıl fark, insan beyninin estetik mahiyette müessirleri alıp onlar üzerinde işleyebilmesi ve yine estetik mahiyette olan kararlar verebilmesine, verilen bir işi yapıp yapmamak hususunda kendisini serbest hissetmesine mukabil, makinede bu vasıfların benzerlerinin yok oluşudur. Bu vasıfları karakterize eden husus hepsinin de bir belirsizlik unsuru ihtiva etmesi, bunların şaşmaz bir şekilde uydukları kaidelerin olmayışıdır. Belirsizlik karakterine haiz olan insan dışı tabiat hadiseleri mevcuttur. Bunlar atom içinde cereyan eden olaylardır. Bu itibarla nispeten küçük sayıda atom içinde cereyan eden makinelerin işleyişinde müessir hale gelebilirse makinelerin estetik bakımdan da insan beynine benzetileceği ümit edilebilecektir. Böyle bir makine, mesela filan müzik parçasını güzel bulmadığını söyleyebilecektir. Fakat bu işin uzun yıllar sonra bile ve belki de hiçbir zaman yapılamayacağını zannediyorum."

Aynen katılıyorum, bence de hiçbir zaman insan beynine benzer bir yapay zeka yapılamayacaktır. Makinalar programlandığı işi yapar, dışına taşarsa BUG olur. Ayrıca yazıda belirtilen "Yapay zeka ve robotların önümüzdeki 10 yıllık süreçte bile milyonlarca insanın işini elinden alacağı tahmin ediliyor. " cümlesinin de "Yapay Zeka" kısmına katılmıyorum, bu arada robotlar zaten yıllardır milyonlarca kişiyi işinden etti, etmeye de devam ediyor. Kendi kendine kod yazabilen bir sistem yapılsa bile yazdığı kodun insan tarafından kontrolü gerekecektir.
Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye Ol
WWW
Cevapla
#19
Merhaba,
Günümüz teknolojilerinin ortaya çıkış metodlarını tasniflendirecek olursak; tesadüfi (pek inanmıyorum), bilimsel çalışma sonucu, taklit-kopya veya benzeri (Copy-Past ile karıştırmayalım)

3. Yönteme bir göz atalım:
1- Namib Çöl Böceği çöl böceğini kabuğunun işleyişine bakarak, havadan su elde edildi.
2- Vücudun içinin görüntülenmesi, günümüzde MRI makineleriyle mümkün. Buna alternatif ve daha etkili olarak siboplazma benzeri küçük robotlar yaptılar.
3- Festo isimli bir alman şirket, Fil hortumunun esnekliğine benzer bir robotik kol yapmış
4- İtalya’da yapılan bir robotik çalışmasında, ahtapotumsu bir robot yapıldı. Bu sayede diğer robotların tekdüze hareketleri yerine daha gayrı nizami hareketler yapabilen bir robot ortaya çıktı. Özellikle bir yerde mahsur kalmış insanları kurtarmak için kullanılabilir.
5- Kuşların anatomik yapısından uçak,
6- Yusufçuk Böceğinden helikopter,
7- Japonya'nın hızlı trenlerini tasarlayan Eiji Nakatsu adlı mühendis, trenin daha hızlı gidebilmesi için balıkçıl kuşlardaki yöntemi fark eder ve bunu hızlı trene uygular.
8- Concorde uçaklar tasarımında yunusların burun kısmı etkili olmuş (havanın bu sayede dış yüzeyde yaptığı sürtünmeyi azaltmasıymış),
9- Georges de Mestral tarafından giyim endüstrisinde ve astronot kıyafetlerinde de kullanılan Velcro bantları üretilmiştir.
10- Günümüzde Robot Teknolojisi ve tasarımında çok bacaklı böceklerden ilham alınıyor,
11- Saniyede 200 bin titreşimli ses dalgaları yayabilen yunuslar bu özellikleri sayesinde rotalarındaki cisimlerin hızlarını, büyüklüklerini, şeklini bilebilirler. Sonar sistemi de aynı prensibe dayanarak icat edilmiştir.
12- Yunusların burun çıkıntısının, suyu daha iyi yardığı tespit edilmiş ve gemilere de bu yöntem uygulanmıştır. (Gemilerde hız ve önemli miktarda enerji tasarrufu da sağlıyor)
13- Zayıf bir görme kapasitesine sahip yarasaların yaydığı titreşimler engellere çarpıp geri döner ve bu yöntemle hareket tarzlarını belirlerler. Radarın çalışma şekli de aynı sisteme dayanır.
14- Nautilus isimli deniz canlısının hareketlerinden (suya dalmak istediğinde vücudunda bulunan içi boş odacıkları su ile doldurur. Yüzeye çıkmak istediğinde ise, ürettiği özel bir gazı bu dalış hücrelerine pompalar ve suyun boşalmasını sağlar.) esinlenerek Denizaltıların iniş kalkışları icat edilmiş.

Bunlar gibi daha bir çok buluş var. Google'dan araştırıp detaylarına bakabilirsiniz.

Bu kadar teferruatın Yapay Zekayla ne ilgisi var?

Alıntı:Beyindeki bilgi akışı sinir hücresinin ısı, ışık ya da dokunma gibi nedenlerle uyarılmasıyla başlar.Daha sonra uyarı dalgası hücreden hücreye yayılarak beyne ilerler. Beyin ve sinir hücreleri uyarılabilir niteliktedir. Eğer bu uyarı bir hareket gerektirmekte ya da bir cevap beklenmekte ise komuta organı olan beyin kararı sinir uzantılarıyla ilgili organın kaslarına ulaştırılır. Bu bilgi akışı, ateşlenen bir silahla birlikte barut tanelerinin birbirini ateşlemeleri seriliğinde düşünülebilir. Elektrik sinyalleri biçiminde nöronlara iletilen, beyindeki ve vücut içindeki diğer nöronlara, boşluklar içinden sinapslara (nöro nakledici) bir takım kimyasallar göndererek sağlanan bu bilgi akışında belki de en karmaşık soru bilginin nasıl kodlandığı sorusudur. Nöron hücreleri, hücre zarları dışında elektirik akımı oluşturur. Bu akım akson adı verilen uzantılara ulaşıp,gerekli kimyasal sinyallerin verilmesini sağlar. Bu sayede görme, düşünme vs. gibi temel beyin fonksiyonları sonucu oluşan bilgilerin bazı hücre toplulukları tarafından depolandığı varsayılmaktadır. Bilgi aktarımındaki tek yolun bu elektriksel akı
Kaynak:Kaynak: Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye Ol

Alıntı:Bu yarı küreler fiziksel olarak ayrı oldukları gibi işlevleri de tamamen farklı. Bir bilgisayara benzetecek olursak beynin sağ yarım küresi bir paralel işlemci gibi çalışıyor. Sol yarıküre ise bir seri işlemciye benzer şekilde çalışıyor. Bu iki yarı küre birbirleri ile “corpus collosum” denilen ve yaklaşık 300 milyon akson lifinden oluşan bir bağlantı demeti ile bağlantılı. Bunun dışında iki yarı küre birbirinden bütünüyle ayrı.

Her iki yarım küre de bilgi işler ancak bilgiyi farklı şekilde işledikleri için farklı biçimlerde düşünürler. Beynimizin yarı küreleri aslında farklı şeyleri önemser. Hatta iki yarı küre için birbirlerinden çok farklı kişiliklere sahiplerdir bile denilebilir.

Beynin sağ lobu tamamen şimdiki zaman ile ilgilenir. Yani herhangi bir yerde ve zamanda o an ne yapıyorsanız onunla ilgilidir. Mesela bu satırları okurken bulunduğunuz odanın kokusu, sıcaklığı ve ışık oranını tamamen sağ beyniniz sayesinde bilirsiniz.

Beynin sağ tarafı resimlerle düşünür. Duyu organlarımız tarafından bu kısma sürekli bir bilgi akışı vardır. Sağ beyin de bunları anlamdırarak ortamla ve bedenin o anki durumuyla ilgili çıkarımlar yapar. Yani bulunulan anda bulunulan yerin nasıl göründüğünü, nasıl koktuğunu, tadın nasıl olduğunu ve dışarıda ne tür sesler olduğunu sağ beynimiz sayesinde biliriz. Denilebilir ki insan dünya ile sağ beyni sayesinde bağlantıya geçer. Sağ beyin bedeninin hareketlerinden vücudun o anki durumunu öğrenir. Mesela fareyi tuttuğunuz elinizin şu an tam olarak nerede olduğunun ya da ayağınızın o anki konumunun farkında olmanız sağ beyniniz sayesindedir.
Kaynak: Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye Ol

Kişisel fikrimi söyleyeyim; Yapay Zeka üzerinde çalışan binlerce geliştirci/organik zeka, kendi zekasına benzer bir modül/protatip üzerinde çalışıyor ve çalışmaya devam ediyor.

Olur mu?
Ne istediğinize bağlıdır. Endüstriyel anlamda kullanılacak bir yapay zeka mı?, Tarlada çapa yapan (Ahtapot misali birden fazla kolu kullanarak, eşzamanlı, aynı hizada bir çok çapa kanalı açabilen), hasat yapan robotik zeka mı? Ev temizliği yapan yapay zeka mı?
Yemek yapabilen yapay zeka mı?
Bunlar olur!
Bu bahsetmiş olduğum ve benzeri sahalarda yapay zeka mümkündür. Bu alanların yapay zeka ile ilgisi nedir derseniz ona da bir örnekle açıklık getireyim.
Yemek yapmanın yapay zeka ile ilgisi:
Belli, bir takvime göre, bugün A Yemeği yapılması gerekiyor.  
Yapay zekamız bir Gereksinim Analizi yapar ve iş akış süreci oluşturur.
İş akış şemasında ilk düzeyde bulunan gerekli malzemeler listesi çıkarılır. IoT ile ( Smile ) diğer robotik zekaya veya market otomasyonunda sipariş sistemine düşer. (lafı uzatmayayım, o günün teknolojisine uygun bir sipariş yöntemi ile, siparişler gelir)
Alınan malzemeler bir ön hazırlık aşamasına tabi tutulur (İş akışı 2. madde 1. düzey gibi). Patlıcanın (alaca soyulup, tuzlu suda bekletilmesi Smile ), patatesin, bonfilenin ön hazırlığı gibi.
Bu aşamaya kadar "yapay zeka nerede?" derseniz: Sipariş aşamasında normalde 1 saate kadar gelen bir siparişin gecikmesi durumunda, yapılacaklara karar verir. Siparişler gelince, alınan ürünlerin doğruluğunu kontrol eder, Para üstü vb. Smile
Malzemelerin hazırlanmasında sapını, çöpünü doğru ayıklamanın kontrolü,
tuz oranı (az ise ilave et, çok ise bir çaresine bak),
baharat oranı,
Salça ve yağ ilave oranı vb.

Asıl mevzu İnsanoğlu kadar zeki bir yapay zeka olacak mı?
Benim inancıma göre, dünyada aklımızda olan veya aklımıza şu an için gelmeyen envai çeşit teknolojiler mevcut (yukarıda örneklendirmiştim). Allah'u Teala insanoğluna müsade ettiği ölçüde onları arayıp bulacağız. İlk cümlemde de belirttiğim gibi (tesadüfü olayı için "pek inanmıyorum" demiştim) hiç bir şey tesadüf değildir. Bizim önümüze çalıştığımız ölçüde bir teknoloji Yaradanımız tarafından sergileniyor. Bu teknolojiyi bulmanın tek yolu çalışmak, çalışmak ve bıkmadan usanmadan çalışmak. Edison'un Ampul arayışında olduğu gibi...
While true do; Hayat döngüsü, kısır değildir! Yapılan bir yanlış, o döngünün dışına çıkmanızı sağlayacaktır.
WWW
Cevapla
#20
(10-07-2017, Saat: 16:53)Abdullah Ilgaz Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye OlCAHİT ARF, 1 Nisan 1959’da, Erzurum Atatürk Üniversitesi’nin açılışında, teknoloji dünyasının en çok konuştuğu konu olan YAPAY ZEKA VE NANOTEKNOLOJİ konusuna değiniyordu. Hem de dünyaca ünlü fizikçi RICHARD FEYNMAN’ın CALIFORNIA INSTITUTE OF TECHNOLOGY'de yaptığı ve nanoteknolojinin gelişimine yön verdiği KABUL EDİLEN konuşmadan BİRKAÇ AY ÖNCE yapıyordu bu konuşmayı.

"Makinelerin bazı işleri insan beynine nazaran çok daha çabuk yapabildiklerine mukabil, anlayış yani alış kapasiteleri büyük bir salonu doldurabilecek kadar büyük olanlarında bile, tenevvü bakımından insan beyninden çok düşüktür. İnsan beyninin kendi kendisini, kendi inisiyatifi ile tekemmül ettirmesine mukabil, makine yapıldığı gibi kalmaktadır. Bununla beraber kendi kendisini tekamül ettiren makineler tasarlamak mümkündür; fakat kanaatimce insan beyni ile makine arasındaki asıl fark, insan beyninin estetik mahiyette müessirleri alıp onlar üzerinde işleyebilmesi ve yine estetik mahiyette olan kararlar verebilmesine, verilen bir işi yapıp yapmamak hususunda kendisini serbest hissetmesine mukabil, makinede bu vasıfların benzerlerinin yok oluşudur. Bu vasıfları karakterize eden husus hepsinin de bir belirsizlik unsuru ihtiva etmesi, bunların şaşmaz bir şekilde uydukları kaidelerin olmayışıdır. Belirsizlik karakterine haiz olan insan dışı tabiat hadiseleri mevcuttur. Bunlar atom içinde cereyan eden olaylardır. Bu itibarla nispeten küçük sayıda atom içinde cereyan eden makinelerin işleyişinde müessir hale gelebilirse makinelerin estetik bakımdan da insan beynine benzetileceği ümit edilebilecektir. Böyle bir makine, mesela filan müzik parçasını güzel bulmadığını söyleyebilecektir. Fakat bu işin uzun yıllar sonra bile ve belki de hiçbir zaman yapılamayacağını zannediyorum."

Amerikan Patent Dairesi Başkanı Charles H. Duell, 1899' da "Artık yeni hiçbir şey yok. İcat edilebilecek her şey icat edildi." demiş.
Twenty Century Fox'un Başkanı 1944'de "elevizyon en geç altı ay içinde piyasadan silinecektir. İnsanlar her akşam böyle bir kutuya bakmak istemez." demiş.
IBM Başkanı(Thomas Watso) 1943'te "Dünya piyasası, 5 bilgisayardan fazlasını kaldıramaz." demiş. Smile
Düşünebiliyor musunuz bunu IBM'in başkanı diyor!

Bence yıllar sonra Cahit Arf da bu listeye eklenecek.

(11-07-2017, Saat: 10:04)esistem Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Linkleri Görebilmeniz İçin Giriş yap veya Üye OlMakinalar programlandığı işi yapar, dışına taşarsa BUG olur.

İşte yapay zeka tam da burada devreye giriyor. Siz yapay zeka ile bilgisayara "öğrenmeyi" öğretiyorsunuz.
There's no place like 127.0.0.1
WWW
Cevapla

Konuyu Paylaş : facebook gplus twitter





Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi