Delphi Can

Orjinalini görmek için tıklayınız: Zamane Gençleri :)
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Sayfalar: 1 2 3
birde şöyle bişey oluyor her gelen öğrenci gideni aratıyor, sanarım. biz okurken sizden öncekiler iyiydi derlerdi, okul bittikten seneler sonra hoca ile görüştüm, sizin zamanda iyiydi dedi.
Doğru eğitim verilmeyen öğrenci, şükür ki doğru şehirde doğru kampüste yanlış sınıf ve derse girebilmeyi başarmış. Yoklama almayan öğretmen, "devam zorunluluğu" kıstasını ihlal ediyor. Böyle öğretmenin böyle öğrencisi olur. Rol model, doğru olanı gösteren şayet bundan sapıyorsa ilk cümlemi bold-italik olarak tekrar edebilirim.

Eğitim sistemi klişesinden de kurtulmak gerekiyor. Ahlak ve Adalet gibi iki mühim kavram yitirildikten sonra üzerine inşa edilmek istenen her şey yerle bir oluyor. Finlandiya'nın eğitim sistemi hakkında bir kitap var: "Beyaz Zambaklar Ülkesinde". Eğer henüz okumayanınız varsa, Değerli DelphiCanlar lütfen okuyun. Kitabın ön sözünde bahsedilen tramvay ve ücretlendirmeler meselesi aslında her şeyi özetliyor. Eğitimli bir toplum, bilinçli ve basiretli olur. Eğitimli olmak için ise evvela ahlak ve adalet gerekiyor. Ondan sonrası çok kolay.
Cok ilginc, Almanyada benim vaktim olmus olsa, elimi kolumu sallaya sallaya verilen her ders'e katilabilirim. Profesörler 1 kisiye yada 100 kisi ye anlatma gibi bir takintilari yok.
Ögrenci olmussun yada olmamissin ilgini cekmis olmasi bile yetiyor.
Doğrudan öğrencinin kabahati tabii ki... Arkadaşlarından öğrenen olduysa 1 yıl kafa geçerler onunla...
Benim bildiğim, üniversitede devam zorunluluğu olmaz! Ben okurken zaten yoktu, sonradan, öğrencilerin siyasetten uzak durmalarını sağlamak amacıyla YÖK tarafından zorunlu hale getirildi (1982'ydi sanırım). Aslında bunlara üniversite demek abes. Bunlar okul, ama ne okulu kimse bilmiyor. Şimdilik hizmet ettikleri tek şey işsizliği ertelemek.
Yabancı ülkelerde veya üniversitelerde bu olmuyor mu? Bence oluyordur. İnsanın doğası bu. Hoş görmek lazım. Hoş görmek derken haklı görmeyi kastetmiyorum. Muhtemelen yönetimsel bozukluklar ile öğrencinin özgüven eksikliği birleşince böyle bir sonuç ortaya çıkmıştır.

Üniversiteyi beraber okuduğunuz arkadaşlarınızın yüzde kaçı okuduğu bölümle ilgili çalışıyor? Benim sınıf arkadaşlarım arada sırada "kod yazan sadece sen varsın" diyerek bana takılırlar. Yani maalesef her insanın bilinç ve farkındalık seviyesi aynı düzeyde değil. Veya her insan farkındalık düzeyinin yüksek olabileceği bir bölümde okumuyor veya o meslekte çalışmıyor olabilir.
(29-11-2018, Saat: 19:29)mustafaozpinar Adlı Kullanıcıdan Alıntı: [ -> ]Şimdilik hizmet ettikleri tek şey işsizliği ertelemek.


+1
Tamam öğrenci hırsız da kapıyı kitlemeyenin hiç suçu yok mu ? Belli ki çocuk asosyal, öğretmene sorduğu soruyu bile gelip kızmazsanız diye soruyor. 3 kişilik grubundan başka konuştukları biri yok anlaşılan. Bu doğru mu değil. Benim bir sınıf arkadaşım vardı ünv.tede Fatih adında. O çocuk büyük şehirlerden birinde doğmuş olsaysı bugün kesin komedyenlikden iyi para kazanıyordu. Hayatımda onun kadar pratik zekalı aklıllı bir çocuk görmemiştim 15 yıl geçmiş aradan hâlâ unutmam. Kaldığı ikinci şehir köyüne en yakın şehir olan ünv. okudğu Konya idi.. Bir ceketle ünv. bitirdi. Ha bu çocuklar böyledir değildir bilmem. Bu çocuklar adam gibi okusalar ne işe yarar onuda bilmem. Ama kusura bakmayın bu öğretmenden bir halt olmaz. Sen öğrencinle ilietişm kurmuyorsun ki bunu bir kişiye değil sınırftaki diğer 2 kişiye de ypıyorsun. Gelip ders anlatıp gitmekden öte bir ilişkin yok. Kusura bakmayın ama bu adamdan ders alacağıma udemy çok daha başarılı geliyor bana. Utanmadan bide çekip halimiz bu diyor. Evet böyle öğretmene böyle öğrenci.
Öğrenci başarısız olunca öğretmenden yakınıyor. Öğretmen ise öğrenciden yakınıyor. Herkes birbirine topu atıyor. Sonuç? Yok. Üniversiteye yeni başladım (Bilgisayar Prog.) bizim bölümde, bölüm için gelen bir elin parmağını geçmez. @mustafaozpinar 'ın dediği gibi sadece işssizliği erteliyorlar birçoğu. Üniversite kazandı desinler, 2/4 seneye meslek sahibi olacaklar desinler diye.

Video konusuna gelince öğrenci 1.sınıf ise ve asosyal ise normal karşılanabilir ama sayın hocam hiç mi yoklama almadın da ismi olmayan var mı demedin? Bizim ilk 3 hafta hep ismi olmayan var mı diye geçti. Kaç kere SMS ile bilgilendirildik bu derslere kayıtlısınız diye. Suç oranı kimde tartışılır ama durum iyi değil üniversitelerde. Tabi bu benim 2 aylık bakış açım Smile
Öğretmenden ve okuldan azami fayda sağlamak öğrencinin görevidir.
Bu da 0-6 yaş arasında aldığı eğitimle ilgilidir.

Ben sözel bir derste tek kişilik sınıf mevcuduyla hocaya zoraki ders yaptırmıştım.
Yani iş öğrencide biter. Uyanık olsunlar.

Öğrenciyken elde olan fırsatların hepsi hayata atıldıklarında elden kayıp gidecek.
Karışan eden yok. İngilizce muhakkak en başta olmak üzere, yazılım alanında kendilerini geliştirmeli.
Bir projeyi müşteriden alıp baştan sona bitirebilme yetkinliği edinmeli.
Başkaları bizden daha zeki değiller.

Bizim zamanımızda internet yoktu, etrafta danışabileceğimiz kimse yoktu.
Windows bile kara ekranlıydı ve fare, ses kartı, cd gibi şeyler hayatımıza birkaç yıl sonra girdi.
Üniversitenin devasa kütüphanesinden yazılım kitabı veya yabancı dergiler bulabilsek harıl harıl hatmediyorduk.
(30-11-2018, Saat: 08:22)ssahinoglu Adlı Kullanıcıdan Alıntı: [ -> ]Öğretmenden ve okuldan azami fayda sağlamak öğrencinin görevidir.

Oradaki hocalar, eğitmenler hayır olsun diye gelmiyorlar ki oraya. Bunun için para alıyorlar. Üniversitede kimseye zorla bir şey öğretemezsiniz. Ama maalesef üniversite hocalarının bir çoğu kibir dolu ve öğrenciyi peşinden koşturan kendini beğenmiş tipler.

Ayrıca iyi öğrenciler yetiştirmek insani ve vatani bir görev. Oraya girmiyorum.
Sayfalar: 1 2 3