Elbette zorla güzellik olmaz, insanın içinde olması lazım. Bizim de daha fazla birleştirici olmamız gerekir. Amacımız karşımızdakini kazanmak olmalı, onu da bir kardeşimiz olarak kabullenmemiz lazım. Öbür türlü kurumuş denizin çöllerinde esen kum taneleri gibi dağılır gideriz. Buna gerek yok.
Asıl mesele şu;
Yazılım Uzmanı veya Mühendisiyiz, artık her neyse... Engel aşmak, problem çözmek bizim işimiz, biz bu dünyada bunun için varız. Problemleri çözebilmek için kendimizi sürekli geliştirmek istemeliyiz. İstemesek de mecburuz yoksa geri kalırız. Bunun için de (1) akademik/teknik okumalar yapmalı, (2) deneysel projeler geliştirmeli ve en önemlisi de (3) sosyalleşerek (ki aslında burada da bunu "yapmak istiyoruz") birbirimizin "ufkunu" açmalı, motive etmeli, gaza getirmeliyiz veya merak uyandırmalıyız.
Hani tatlı bir yarış içinde olmak herhalde hepimizi daha iyi bir yazılımcı yapmaya yeter de artar bile...
Üçüncü olgu bize mesleğimizde bir derinlik kazanmamızı sağlıyor. İlerledikçe, yüzleştikçe zorlaşan problemlerin üzerine giderek kazanılabilen bir şeydir derinlik... Derinlik kazanmak, derinleşmek, bir konu hakkında "genel kültür düzeyinde" bilgi sahibi olmaktan sıyrılıp, o "konuya hakim olmanızı" sağlar. Yani biz bir konuda derinleşememiş isek karşılaştığımız ilk problemde far görmüş tavşan gibi ortada kala kalırız. Ki bu herkes ve her meslek için geçerlidir. Bunun bir alternatifi yok.
Özetleyecek olursak, Biz aslında bu forumda birbirimizle sosyalleşirken aynı zamanda derinlik de kazanmaya başlıyoruz. Ufkumuz genişliyor, vizyon sahibi olmaya başlıyoruz, empatimiz gelişiyor, bakış açımız evriliyor vs vs...
O yazdığınız yorumlar, yaptığınız eleştiriler, verdiğiniz örnekler, sorduğunuz sorular emin olun ki hepsi çok değerli, çok kıymetli şeyler. Bu sayede birbirimizi karşılıklı olarak geliştirmiş oluyoruz.
Bazı arkadaşlarımız var, isim vermeyeceğim ama onlar kendilerini çok iyi biliyorlar; maşallah zehir gibiler. Gıpta ediyorum onlara! Bunu gıdım gıdım yazdıkları yorumlardan, gıdım gıdım yaptıkları anlatımlardan bariz biçimde görebiliyoruz. Beni üzen işte bunun "gıdım gıdım" olması. Bu "gıdım gıdım" olunca, bizler, her birimiz, "karşılıklı olarak" derinleşemiyor, sığ kalıyoruz. Topluluk olarak kendi ayağımıza sıkıyoruz.
Asıl mesele şu;
Yazılım Uzmanı veya Mühendisiyiz, artık her neyse... Engel aşmak, problem çözmek bizim işimiz, biz bu dünyada bunun için varız. Problemleri çözebilmek için kendimizi sürekli geliştirmek istemeliyiz. İstemesek de mecburuz yoksa geri kalırız. Bunun için de (1) akademik/teknik okumalar yapmalı, (2) deneysel projeler geliştirmeli ve en önemlisi de (3) sosyalleşerek (ki aslında burada da bunu "yapmak istiyoruz") birbirimizin "ufkunu" açmalı, motive etmeli, gaza getirmeliyiz veya merak uyandırmalıyız.
Hani tatlı bir yarış içinde olmak herhalde hepimizi daha iyi bir yazılımcı yapmaya yeter de artar bile...
Üçüncü olgu bize mesleğimizde bir derinlik kazanmamızı sağlıyor. İlerledikçe, yüzleştikçe zorlaşan problemlerin üzerine giderek kazanılabilen bir şeydir derinlik... Derinlik kazanmak, derinleşmek, bir konu hakkında "genel kültür düzeyinde" bilgi sahibi olmaktan sıyrılıp, o "konuya hakim olmanızı" sağlar. Yani biz bir konuda derinleşememiş isek karşılaştığımız ilk problemde far görmüş tavşan gibi ortada kala kalırız. Ki bu herkes ve her meslek için geçerlidir. Bunun bir alternatifi yok.
Özetleyecek olursak, Biz aslında bu forumda birbirimizle sosyalleşirken aynı zamanda derinlik de kazanmaya başlıyoruz. Ufkumuz genişliyor, vizyon sahibi olmaya başlıyoruz, empatimiz gelişiyor, bakış açımız evriliyor vs vs...
O yazdığınız yorumlar, yaptığınız eleştiriler, verdiğiniz örnekler, sorduğunuz sorular emin olun ki hepsi çok değerli, çok kıymetli şeyler. Bu sayede birbirimizi karşılıklı olarak geliştirmiş oluyoruz.
Bazı arkadaşlarımız var, isim vermeyeceğim ama onlar kendilerini çok iyi biliyorlar; maşallah zehir gibiler. Gıpta ediyorum onlara! Bunu gıdım gıdım yazdıkları yorumlardan, gıdım gıdım yaptıkları anlatımlardan bariz biçimde görebiliyoruz. Beni üzen işte bunun "gıdım gıdım" olması. Bu "gıdım gıdım" olunca, bizler, her birimiz, "karşılıklı olarak" derinleşemiyor, sığ kalıyoruz. Topluluk olarak kendi ayağımıza sıkıyoruz.
YouTube Delphi Tips
"Mantıklı adam kendini dünyaya uyarlar; mantıksız adam ise dünyayı kendine uydurmakta inat eder. Bu nedenle, tüm ilerleme o inatçı adama bağlıdır." - George Bernard Shaw
"Mantıklı adam kendini dünyaya uyarlar; mantıksız adam ise dünyayı kendine uydurmakta inat eder. Bu nedenle, tüm ilerleme o inatçı adama bağlıdır." - George Bernard Shaw

